Back to top

Kaplama ve laminasyon uygulamaları, alt tabaka boyunca düzgün olmayan kaplamalara ve istenmeyen yatay çubuklara sebep olan hız değişikliklerini önlemek amacıyla hassas hız düzenlemeleri yapılmasını gerektirir. En düzgün kaplamanın elde edilmesi için, hız değişikliklerinin minimum düzeye indirilmesi ve ayrıca kaplama malzemesinin ölçülmesi gerekir.

Son yazımız ile ilgili hızlı bir özet: 1948 yılında, işsiz bir göçmen 4000$ değerinde Inland adında bir şirket kurar. Altı çalışan şirketi bodrumda ve Unruh'taki evin garajında yürütür. Şirketin ilk çalışanlarından Tom Bain koşulları “epey ilkel” olarak tarif etmektedir. Buz gibi soğuk garajı ve bir ilkbahar yağmuru sonrasında bodruma sızan yağmur sularını hâlâ unutamıyor. Sadece yaklaşık bir yıl sonra, Hugo, Pear River'a taşınır ve 1957 yılı itibariyle tesiste 60 çalışanla adım atacak yer kalmaz ve iş gücü artar. Anlatmaya devam edelim…
Herhangi bir servo sisteminin kritik elemanı geri besleme cihazıdır. Sonuç olarak, servoyu servo yapan şey de budur! İsterseniz, çok basit bir örnekle başlayalım. Diyelim ki bir yay ve okum var. Hedef de 9 metre ileride. Gözlüklerimi de evde unuttum. Uzakta büyük yuvarlak bir "şey" görüyor olsam da, hedefteki halkanın kenarlarını kestirmekte sorun yaşıyorum. O an için geri beslemem çok doğru değil. Bu nedenle, hedefi vurmam pek de mümkün değil. Sonra, gözlüklerimin cebimde olduğunu hatırlıyorum, takıyorum gözlükleri ve artık hedefi daha net görüyorum. En azından, hedefi vurma ihtimalim daha fazla. Tabii ki, çevre veya okun yapısı gibi diğer faktörler de var. Fakat sanırım olayı anladınız.
Lineer motorlar, birçok yüksek performanslı uygulamada sağlam ve yüksek hassasiyete sahip doğrudan tahrikli bir çözüm sunmada önemli bir rol oynar.
Bu serinin önceki yazısında, hassas hareket uygulamaları için geri besleme cihazı seçiminin kritik olduğunu ve bu cihazın bulunduğu yerin de önemli olduğunu öğrenmiştik.  Bu yazıda ise, mutlak ve artımlı geri besleme arasındaki farkla ilgili bazı ek bilgiler, neden buna dikkat etmemiz gerektiği ve ayrıca diğer başka hususlar üzerinde durulmaktadır.

Önümüzdeki birkaç ay boyunca, Kollmorgen'in mütevazi bir şekilde başladığı endüstriyel yolculuğunun bugüne kadar nasıl geliştiği hakkında bir blog serisi yayımlayacağız.

Bu yolculukta bizi takip edin ve şirketimizin temelini atan vizyon sahibi kişiler hakkında bilgi sahibi olun.

Fredrick, Avrupa'dan ayrılmadan önce Ernest Otto adında bir erkek çocuk sahibi oldu. Ernest, diğer ikisi kız olan (Hildegard ve Dorthea) üç çocuğun ilkiydi. Muhtelif kayıtlarda yaptığım araştırmalarda 1900'lerin başıyla ilgili çok az bilgiye ulaşabildim. Frederick’in İtalya'da evlendiği İngiliz eşi (Agnes Hunt), çocukları ile birlikte İngiltere ile ABD arasında adeta mekik dokuyordu. Otto 1901'de doğdu ve Fredrick ABD'ye göç ettikten iki yıl sonra, 1907'de ABD'ye gitti. Hildegard ise 1903'te doğdu ve 1910'da ABD'ye gitti. Son olarak da, Otto’nun en küçük kız kardeşi Dorthea 1914'te, yani 1. Dünya Savaşı'nın tam ortasında İtalya'da doğdu..

Fredrick Kollmorgen tüm bu işleri yaparken, Almanya'da da Hugo Unruh adında yeni bir göçmen yetişiyordu. Frederick’in oğlu Otto ile hemen hemen aynı yaşta olan Hugo, 2. Dünya Savaşı sonrası Almanya'nın fırlayan enflasyonu ve krizdeki ekonomisinin zorlu koşullarıyla yüz yüze kaldı. Ailesi de, hayallerini gerçekleştirebilmesi için onu Birleşik Devletler'e göç etmeye yönlendirdi.

Hugo eğitiminin bir bölümünü Almanya'da almış, ancak lise ve üniversite eğitimini ABD'de tamamlamıştı. Hugo, tahsil hayatına devam edebilmek için X-Ray şirketinde tamirci olarak çalıştı.

En basit ve en az pahalı geri besleme cihazları arasında Hall etkisi sensörleri yer alır.  Bunlar, manyetik alanların varlığını tespit eden dijital açma-kapama cihazlarıdır.  Yarı iletken malzemelerden yapılan bu cihazlar dayanıklıdır ve çok yüksek frekanslarda çalışabilmektedir (motor devrinin on ila bin katına eşittir) ve bunlar fırçasız motorlar için altı adımlı akım değiştirme sunar.

Son yüzyıllarda Sanayi ile Üniversite arasında uzun yıllara dayanan bir işbirliği devam etmektedir. Bunun için üniversitelerin hemen yanında açılan şirketlere bakmamız yeterli olacaktır (MIT'nin yakınındaki Route 128 koridoru ya da Silikon Vadisi'nin Stanford, UCB ve UCSF'den etkilenmesi gibi). Tüm büyük araştırma üniversiteleri, yeni fikir ve yeniliklerin tasarlandığı genç ve yenilikçi şirketlere ev sahipliği yapar. Fakat akademik kurumlarla işbirliği yapması gerektiğini anlayan sadece yeni girişimciler değildir. Köklü şirketler de çeşitli projelerde üniversitelerle çalışmanın faydasını görmektedir, özellikle de yeni gelişen bir sektör söz konusuysa.

Pages

Blog Taxonomy Helper

Dahili Hareket
Fieldbus
Genel
Gıda Mevzuatı
Interconnectivity
İş
Kurulum İpuçları
Medikal
Mühendislik
Otomatik yönlendirmeli araçlar (AGV)
Paketleme
Petrol ve Gaz
Robotik
Tarihçe
Teknoloji
Üniversite İşbirliği
Uygulamalar
Uzay ve Savunma