Back to top

Kullanıcı Deneyimi Tasarımıyla Otomasyonda Değişiklik

04 Oca 2021
Cecilia Boström

Tüketici pazarına çözüm üreten şirketler, kullanıcı deneyimi (UX) tasarımı alanında uzun süredir yatırım yapmaktadırlar. Bu şirketler ayrıca bu konunun ne kadar önemli olduğunun da bilincindedirler. İyi bir kullanıcı deneyimi günümüz piyasasında fark ortaya koyan bir özelliktir. Müşterinizin her noktada mümkün olan en iyi deneyimi edindiğinden emin olmak için şirketinizi uyumlu hale getirdiğinizde, uzun vadede markanızı ve müşteri ilişkilerinizi güçlü temeller üzerine kurmuş olursunuz.

Son müşteriye mal veya hizmet sunarken veya yalnızca B2B sektöründe faaliyet gösterirken bu doğrudur. Bununla birlikte, endüstri sektöründe B2C sektöründe olduğu gibi mükemmel kullanıcı deneyimi sunma gibi bir motivasyon olduğu söylenemez. Çoğu durumda memnun olmayan müşterilerin ürün ve hizmetlerini değiştirmesi, ticari müşterilerin aynı işlemi yapmasına göre çok daha kolaydır.

Yine de rekabetin olduğu aşikardır. Belli bir iş segmentinde henüz rekabet olmaması, bunun böylece devam edeceği anlamına gelmez.

Müşterilerin talep ve beklentileri sürekli değişiyor ve daha önce istenen bir özellik daha sonraki günlerde gereksiz görülebiliyor. Örneğin müşterilerin otomobiller ile ilgili beklentilerini ele alalım. Tesla ortaya çıkıp lüks elektrikli araçlar satmaya başladığında ve bu sayede büyük bir pazar payına ulaştığında, Volvo gibi eski otomobil markaları araç filolarını elektrikli hale getirmek için acele etmeye başladılar. Aniden, elektrikli araç önemli bir farklılaştırıcı unsur oldu. Böylece, Tesla oyunun kurallarını değiştirdi ve tüm otomotiv sektörünü altüst etti.

UX tasarımı üzerinde pratik yapmak, hedef kullanıcılarınızdan başlayarak dışarıdan içeriye doğru olaya bakmanızı ve bakış açınızı yansıtmanızı sağlar. UX'in temelinde, yalnızca kullanıcıların istedikleri şeyleri sunmak değil kullanıcı ihtiyaçlarını tespit edip bunları yerine getirmek yer alır. Henry Ford'a atfedilen meşhur bir sözde şöyle denir: "İnsanlara ne istediğini sormuş olsaydım, daha hızlı atlar istediklerini söylerlerdi." Bu söz ayrıca, kullanıcının yaşadığı sorunun kökenini bulmanın önemini vurgulamak amacıyla UX topluluğunda sıkça zikredilir.

Bununla birlikte, pek çok şirket hedef kitle olarak belirledikleri kullanıcıları tam olarak anlamadan ve hatta bazen çözülecek sorunla ilgili net bir hedef belirlemeden, çalıştıkları ofisten çıkmaksızın yeni özellikler ortaya çıkarıyorlar.

UX ile uğraşırken aşağıdaki soruları yanıtlayabilmeniz gerekir:

  • Neye ulaşmaya çalışıyoruz?
  • Kimin için?
  • Ve neden?

Bu üç soruyu yanıtlayabildiğinizde, ticari sonuçlar üzerinde odaklanabilecek ve potansiyel çözümün ayrıntılarına takılmayacaksınız.

Böylece, ayrıca kullanıcı ihtiyaçlarına çözüm bulma ile ilgili yeni fikir ve fırsatlara açık olacaksınız. Ve hepsinin ötesinde, neden sorusuna yanıt verebildiğinizde şirketinizin değerleri ve kendi etik duruşunuz ile uyumlu olabileceksiniz.

Bazen, bir sevgiliyi en başında ortadan kaldırmak işiniz için yapabileceğiniz en iyi şeydir.

Kullanılabilirlik, Daha Hızlı Büyüme Aracı Olarak

Kullanılabilirlik, kullanıcı deneyimi tasarımının en büyük parçasıdır. Kullanıcılarınıza kullanımı kolay araçlar sağlanması size elbette zaman ve ortaya konan çabadan kazanmanızı sağlayacak. Bir işin otomatik hale getirilmesi için çok sayıda manuel çalışma gerektiği dikkate alındığında, otomatik bir sistemi kurmak için gerekli araçlarda ince ayar yapmamız gerekir.

Gelişmiş kullanılabilirlik, uzun vadede etkisini gösterir.

Örneğin, yapılması beş dakika süren bir iş olduğunu düşünün. Şimdi de, bu işin kaç kez yapılması gerektiğini düşünün. Diyelim ki, günde iki kez. Şimdi de, bunu bu işlemi yapmak zorunda olan kişi sayısıyla çarpın. Diyelim ki, bu görevi yapan iki kişimiz olsun. Şimdi, sayıları birbiriyle çarptığımızda, 260 iş günü olan bir yılda bu beş dakikalık görev bir yıl içinde toplamda 87 saat sürer. Ya da farklı bir şekilde ifade etmemiz gerekirse, iki tam iş haftası eder.

Dolayısıyla, zamanla büyük finansal etkileri olabileceğinden nispeten küçük şeylerin üzerinde eğilmek ve bunları geliştirmek gerekebilir.

Otomasyonda sürekli ve hızlı büyüme sağlamak için tüm kurulum sürecindeki tüm eylemleri kolaylaştırmayı düşünmemiz gerekir. Otomatik bir sistemi kurabilmek için artık mühendislik altyapısına sahip insanlara gerek yoktur.

Böylece, mühendisler tarafından diğer mühendisler için tasarlanan araçların karmaşıklığının ciddi anlamda azalması gerekir. Hızlı büyüme için kullanım kolaylığı gerekir. Bunu başarmak için hedef kullanıcılarımızı anlayıp onlarla empati kurmamız ve doğru yolda ilerlediğimizi sürekli olarak kontrol etmemiz gerekir.

Teknoloji Trendlerine Yatırım Yapmadan önce Kullanıcı İhtiyaçlarını Anlama

Yeni çıkan teknolojik trendlerin aklımızı çelmesi ve o an için en revaçtaymış gibi görünen şeye yatırım yapma hissini duymak gayet kolaydır.

Makine öğrenimi, dijital ikiz, blokchain teknolojisi veya 5G olsun, UX sürecine güvenmeli ve kullanıcı ihtiyaçlarını karşılarken nasıl iş yapacağımıza odaklanmalıyız.

Elbette ki, yapay zeka belli bir sorunu çözmek için mükemmel bir yol sunabilir. Fakat zihinde net bir sonuç olmaksızın bir yapay zeka girişimini başlatmak büyük bir risktir ve işletmemizde ortaya konan çabaların heba olmasına neden olabilir.

Kullanıcı ihtiyaçlarına hitap edemeyen ve bu nedenle başarısızlıkla sonuçlanan çok sayıda inovatif teknoloji girişimleri vardır. Bununla birlikte, her girişime müşterinin perspektifinden bakmaya başladığımızda belli bir sorunu çözmek için kullandığımız teknoloji konusunda dikkatli olmaya kendimizi zorlarız. Ayrıca, sorunun çözülmeye değer olup olmadığını dikkate almamız gerekir.

Müşterilerimizi ve sahip oldukları deneyimi gündemimizin öncelikli maddesi haline getirdiğimizde, ön kabulde bulunmayı bırakmalı ve bunun yerine işe girişip bu ihtiyaçları karşılamalıyız.

Kullanıcılarımızla konuşmamız, ürün ve hizmetlerimizle nasıl etkileşime girdiklerinizi izlememiz, nasıl davrandıklarına dikkat etmemiz ve mevcut veriler üzerinde çalışmamız gerekir.

Böyle yaptığımızda, onların gerçekliğini aşamalı bir şekilde anlamaya başlayacak ve zamanla kullanıcıyla empati kurmuş olacağız. Kullanıcılarımızla empati kurmak, çok daha bilinçli problem çözmeyi sağlayacak bir süper güce sahip olmamıza olanak verir.

Örneğin, ortaya koyulması gereken çözüm sakin ofis ortamlarında çalışan uygulama mühendisleri ve gürültülü üretim tesislerinde çalışan servis teknisyenleri için araç tasarlarken ortaya çıkan üründen epey farklı olabilir. Dolayısıyla, Dördüncü Endüstri Devrimine girerken UX pratiklerinin uygulanması, bu ihtiyaçları uygularken hangi teknolojiyi kullanacağımıza karar vermeden önce hangi ihtiyaçları karşılayacağımıza odaklanmamızı sağlar.

Sonuçta en nihayetinde, müşteriler şirketlerin var olmasının yegane sebebidir.

Robotik ve Otomasyon Almanak'ı - 2021

Yazar Hakkında

Cecilia Boström

Cecilia Boström, Kollmorgen AGV

Cecilia Boström, Kollmorgen'de Kullanıcı Deneyimi Lideri olarak görev yapıyor. Gothenburg Üniversitesi ve Chalmers Teknoloji Üniversitesi'nden bilişim ve bilgi teknolojisi diplomalarına sahiptir.

Blog Taxonomy Helper

Dahili Hareket
Fieldbus
Genel
Gıda Mevzuatı
Interconnectivity
İş
Kurulum İpuçları
Medikal
Mühendislik
Otomatik yönlendirmeli araçlar (AGV)
Paketleme
Petrol ve Gaz
Robotik
Tarihçe
Teknoloji
Üniversite İşbirliği
Uygulamalar
Uzay ve Savunma